Dış Gebelik

Dış Gebelik

Nedir ? Tanı ve tedavisi nasıl yapılır ?

Gebelik kadın yumurtası ile erkeğin sperminin birleşmesiyle ortaya çıkan bir durumdur.ve çok enteresandır milyonlarca spermden sadece biri bu döllenmeyi oluşturma şansına sahip olmaktadır.

Normalde yumurta tüpe alınıp döllendikten sonra 6-7 günlük bir yolculuğu takiben  rahime  gelip yerleşir. Döllenmiş yumurtanın çeşitli nedenlerle uterusa (rahime) gelemeyip tüpte kalması  yada rahim dışında yumurtalığa (over) yerleşmesine dış gebelik diyoruz. 20-30 yaşları arasında  %2 oranında görülmekle birlikte doğurganlığın azaldığı premenopozal kadınlarda gebe kaldıklarında böyle bir risk söz konusudur.

Normal  bir  gebelikte döllenmiş yumurta rahime gelince  içte endometriyum dediğimiz katmana tutunarak yerleşmeye başlar. Endometriyumun gebelik gelişirken  adeta tutunmak ve kendine bir yuva açmak için burayı kemiren hücrelere karşı koruyucu bir görevi vardır ve gebeliğin devamı için gereklidir .böylece rahim duvarı zedelenmeden gebelik gelişmeye başlar.  Döllenmiş yumurta tüp,over veya karna yerleştiğinde ise bu bölge ve yapılarda endometriyum dokusu olmadığı için koruma durumu da yoktur (diş gebeliğin en çok yerleşip kaldığı yer tüplerdir .sonra yumurtalıklar gelir,tüpten karına düşerse de karında devam eder yada direk karına yerleşir.). Sonuçta bu dokularda rüptür dediğimiz yırtılmalar olur ki hayatı tehdit eden bir durumdur ve zamanında tanı konup tedavi edilmezse annenin hayatını kaybetmesine bile neden olabilecek ciddi bir problemdir.

Bu nedenle anne adayları  gebeliğin daha en başında kadın doğum uzmanının kontrolüne girmeli ve normal gebelikmi yoksa dış gebelik şüphesimi var ayırt  edilmelidir. Tekrarlanan gebelik testleri  (beta hcg) ,ultrasonografi ,klinik takip sorunu çözecektir .bazen de hem tanı ,hemde varsa tedavisi için laparoskopi dediğimiz cerrahi yönteme başvurulur. Ancak gecikmiş çok kanamalı ve annenin hayatı sözkonusu olduğunda acil olarak açık cerrahi ile müdahale etmek durumunda da kalabiliriz.

Gebeliğin başında ve dış gebeliğe bağlı kitle 2 cm vede altında olduğu durumda methotreksat dediğimiz ve hastanın kilosuna göre hesaplanan miktarlarda verilen bir medikal tedavi olasılığı da vardır .ancak bu kararı verecek olan kadın doğum uzmanıdır. Tedaviden sonra bir süre beta hcg takipleri yapılarak testin sıfırlanması takip edilir. Özellikle bu tedavi verilen vakalarda bu  takip  önemlidir. Testlerin istenen düzeye inmediği vakalarda ikinci bir methotreksat enjeksiyonu gerekebilir.

Acaba hangi belirtileri verir yada tersinden ifade edersek kişinin hangi şikayetleri vardır.

Adet gecikmesini takiben kasık yada karın ağrısı, kramplar vede zamanında tanısı konmayan vakalarda tüplerin yırtılmasıyla oluşan kanama,dolayısıyla kan kaybına bağlı olarak  baş dönmesi bayılma  şok  en çok rastlanan i belirtilerdir. .genelde adet gecikmesini takiben bu belirtiler oluşmakla birlikte adet tarihine uymayan vajinal kanamayla doktora müracaatla tanısı konan vakalarda vardır.

Daha önce dış gebelik tanısı konup tedavi edilen anne adaylarının sonraki gebelikleride dikkatli olmaları ve gebe kaldıkları andan itibaren doktor kontrolüne girmeleri gerektiği unutulmamalıdır

Tüm anne  adaylarına faydalı bir bilgi olması dileğiyle sevgiler